23/05/2026
İŞİNİN EHLİ BAHADIR USTA
Kurban bayramı öncesi hazırlıklar son hız devam ediyor. Biliyorsunuz ki Kurban Bayramı’nda bıçakların keskin olması çok önemli. O nedenle eşim evde ne kadar bıçak varsa toplayıp, Bahadır Usta’ya götürmek için hazırlıyor. Bıçakları bu sene Bahadır Usta’ya bileyleteceğim, işinin ehlidir, diyor. Ben bilmem, işinin ehliyse, Bahadır Usta’ya götürsün tabii ki. Aradan geçen birkaç günün ardından bıçaklarımız bileylenmiş bir şekilde geliyor. Hepsi de çok güzel olmuşlar. Görseniz ışıl ışıl parlıyorlar. Kurban Bayramı’nda kullanıyoruz yeni bileylenmiş bıçaklarımızı. Hepsi de iyice keskinleşmiş. Kullanırken Bahadır Usta’yı yâd ediyoruz. İşinin ehliymiş, diyoruz. Kurban Bayramı’nın 2.günü eşimin memleketine doğru yola çıkıyoruz. 10 gün tatil. Tatil dönüşü dört gün evde kalıp, bu sefer yazlığa gidiyoruz. Evde kaldığımız bu dört gün süresince hep dikkatliyim. Bıçaklar çok keskin çünkü. Dikkat etmek lâzım. Yani, Bahadır Usta’da işinin ehliymiş, diyor eşim her fırsatta. Neyse, lafı fazla uzatmayayım. Yazlıkta üç günlük kısa bir tatil yapıp, evimize dönüyoruz. Hava sıcak, malum yaz günü. Su iç, dondurma ye hiçbir şey kâr etmiyor. Eve gelince önce arabadaki eşyalarımızı taşıyoruz. Zaten yoldan geldik, bir de hava sıcak, içim yanıyor. Çok da yorgunum ama mutfaktaki kavuna gözüm ilişiyor. Yatmadan önce birkaç dilim kavun belki içimi ferahlatır düşüncesiyle, kavunu elime alıyorum. Bir güzel yıkadıktan sonra, mutfak tezgâhına koyuyorum. Bıçağı elime alıyorum. Hamle bir, kavunun tepesindeki yuvarlak kısmı kesiyorum. Hamle iki, kavunun dikine bir bıçak darbesi. Hamle üç, kavunun dikine bir bıçak darbesi daha. İşte, elimde kocaman bir kavun dilimi. Offf, ne de güzel görünüyor! Eminim tadı da çok güzeldir diye düşünüyorum. Kokusundan belli. Mis mis. Kavunun çekirdeklerini temizleyip, bir bıçak darbesi ile dilimin bir kısmını kabuğundan ayırıyorum. Sıra son hamlede. Kavun bir bıçak darbesi daha yerse, kabuğundan ayrılacak. Yorgunum ama son bir gay