Sahaf Cimcime

Sahaf Cimcime İKİNCİ EL KİTAP, DERGİ,PLAK ALINIR VE SATILIR...

Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyiSevgilin bitkin kalmalı öpülmektenSe...
23/08/2026

Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten
Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği
İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne
Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa
Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır
Kopmaz kökler salmaktır oraya
Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını
Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin
Ve uzandın mı bir kez sımsıcak k*mlara
Bir k*m tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin
İnsan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine
Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına
İnsan balıklama dalmalı içine hayatın
Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına
Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar
Bütün kitapları ok*mak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
Değişmemelisin hiç bir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu
Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın
Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle
Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı
Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına
Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı
Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara,göğe,bütün evrene karışırcasına
Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana
/ Ataol BEHRAMOĞLU
Fotoğraf: Burhan Güneş Daha azını gör

17/04/2026
17/04/2026

Rüzgar yine kokunu getirdi. Anlayacağın yine canım burnumda.
İLHAN BERK

GİDERSEN YIKILIR BU KENT / AHMET TELLİ Gidersen yıkılır bu kent, kuşlar da gider Bir nehir gibi susarım yüzünün deltasın...
17/04/2026

GİDERSEN YIKILIR BU KENT / AHMET TELLİ
Gidersen yıkılır bu kent, kuşlar da gider
Bir nehir gibi susarım yüzünün deltasında
Yanlış adresteydik, kimsesizdik belki
Sarışın bir şaşkınlık olurdu bütün ışıklar
Biz mi yalnızdık, durmadan yağmur yağardı
Üşür müydük nar çiçekleri ürpeririken
Gidersen kim sular fesleğenleri
Kuşlar nereye sığınır akşam olunca
Sessizliği dinliyorum şimdi ve soluğunu
Sustuğun yerde birşeyler kırılıyor
Bekleyiş diyorum caddelere, dalıp gidiyorsun
Adını yazıyorum bütün otobüs duraklarına
Öpüştüğümüz her yer adınla anılıyor
Bir de seni ekliyorum susuşlarıma
Selamsız saygısız yürüyelim sokakları
Belki bizimle ışıklanır bütün varoşlar
Geriye mapushaneler kalır, paslı soğuklar
Adını bilmediğimiz doslar kalır yalnız
Yüreğimize alırız onları, ısıtırız
Gardiyan olamayız kendi ömrümüze her akşam
Gidersen kar yağar avuçlarıma
Bir ceylan sessizliği olur burada aşklar
Fiyakalı ışıklar yanıyor reklam panolarında
Durmadan çoğalıyor faili meçhul cinayetler
Ve ölü kuşlar satılıyor bütün çiçekçilerde
Menekşeler nergisler yerine kuş ölüleri
Bir su sesi bir fesleğen kokusu şimdi uzak
Yangınları anımsatıyor genç ölülere artık
Bulvar kahvelerinde arabesk bir duman
Sis ve intihar çöküyor bütün birahanelere
Bu kentin künyesi bellidir artık ve susuşun
İsyan olur milyon kere, hiç bilmez miyim
Sokul yanıma sen, ellerin sımsıcak kalsın
Devriyeler basıyor karartılmış evleri yine
Gidersen yıkılır bu kent kuşlar da ölür
Bir tufan olurum sustuğun her yerde

21/02/2026

Almanya’dan halamlar geldiğinde ev bayram yerine dönerdi.
Her bavul açıldığında kafalar çevrilirdi.
İçinden sanki Avrupa değil, sihir çıkardı.
Bir kakao.
Bir saat.
Bir şampuan.
Bir çikolata.
Ve yüzlerce balon.
Hala balon fabrikasında çalışıyordu.
Enişte çikolata fabrikasında.
“Bu balonları çocuklara ver,” dediler.
Verdim.
Mahallede bir anda popüler oldum.
Hiç anlaşamadığım Numan bile mahçup kapıya kadar geldi.
Normalde selam vermez.
“Balon dağıtmışsınız… varsa ben de bir tane isterim?” dedi.Dev bir balon verdim.
Elinde dev balonla gezen çocukları görünce mutlu oldum.

Kuzenle sokağa çıktık.
Parkın köşesinde ıslak k*m yığını bırakılmıştı.
Kaldırımı yenileyen işçiler gitmiş.
Yağmur yağmış.
Çamur olmuş.
Kuzen durdu.
“Bu size normal geliyor?” dedi.
“Biliyor musun,” dedi,
“bazı şeyler içinde yaşanınca normal gelir…
ama dışarıdan bakınca hemen görünür.”
Omuz silktim.
Biz alışmıştık.

Aradan 30 yıl geçti.
Kuzen ara ara tekrar geldi.
Bu sefer gururla gezdirdim mahalleyi.
Yağmur kanalları yapılmış.
Çamur yok.
Çöp yok.
Kaldırımlar pırıl pırıl.
“Bak,” dedim gururla.
Başını salladı.

“5 yıl önce şu yan daire kirası 300 euroydu. Şimdi ne kadar?”
Söyledim.
Euro’ya çevirdi.
“1000 euro olmuş… bu normal değil.”
Kahveciye gittik.
“Bu normal değil.”
Lahmacun söyledik.
“Bu normal değil.”

Duraksadım.
“Pandemi oldu,” dedim. “Dünyada üretim azaldı fiyatlar her yerde arttı”
Kuzen yine başını salladı.
“Bizde de arttı ama en fazla yüzde 30.
Sizde bazı şeyler euro bazında 3 kat artmış.
Bu normal değil
Bir de insanların yüzü çok asık kuzen”
Bu normal değil.
Bir an sustum.
“Ne yapsak beğenmiyorsun sanki kıskanıyorsun biraz pozitif ol,” dedim.
Kuzen bana baktı.
“Ben beğenmek için değil, gerçekleri görmen için söylüyorum,” dedi.
“Çamur gitmiş… ama başka bir şey birikmiş.
Eskiden balonları şişirirdiniz.
Şimdi fiyatları.

Sizce kim haklı? Neden haklı?

21/02/2026

Ben utangaç bir kalbi taşırım geceden.
Ben sana âşık olduğumu,
Ölsem söyleyemem.
/ Özdemir Asaf

18/10/2025

Mehmet Çevik, Varlık’ın Ekim 2025 sayısında Haydar Ünal’ın “Sığmadım”, “Yüzümdeki Nehir”, “Gelseydin O Gün”, “Yürüyen Zaman” adlı şiir kitaplarını inceliyor.

“Haydar Ünal’ın mevcut dört kitabında toplam 57 şiir bulunuyor. Bu şiirlerin her biri kendi içinde tamamlanmış, bütünlüklü ve bağımsız metinler; ancak aynı zamanda birbirlerine eklemlenerek akıp giden sıkı bir ilişki ve örüntü içinde oldukları da seziliyor. Bir şiiri ya da kitabı bitirip diğerine başladığımızda kaldığımız yerden devam ediyormuşuz hissine kapılıyor insan. Bu da bize, Haydar Ünal’ın şiiri için sözcüklerinin damla, dizelerinin pınar, şiirlerinin dere ve bütün olarak şiirinin de nehir gibi olduğunu düşünme olanağı sunuyor. Bu nedenle Haydar Ünal’ın şiiri için bütün olarak ‘nehir şiir’ denebilir.”

*

Varlık dergisi abonelerine yeni sayılarımızı kargoyla gönderiyor, ayrıca 1933’ten günümüze tüm dijital arşivimize erişim imkânı sunuyoruz.
Abonelik için: varlikonline.com

Address

Ankara

Telephone

0536 448 17 28

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Sahaf Cimcime posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to Sahaf Cimcime:

Shortcuts

Share

Category