"Devrim" bizim için, önce insanlarla sonra mumlarla "DEVRİM" yazdığımız, sonra da yüksek sıralara çıkıp bu eserimizi gururla seyre daldığımız bir atölyedir. "Devrim" bizim için, herhangi bir şenlikte binlerce insanla tek ağızdan şarkılar ve türküler paylaştığımız, yerine göre göbek atıp, yerine göre omuz omuza halaya durduğumuz, yerine göre tek yürek duygulandığımız bir konser alanıdır. "Devrim" b
izim için, kışları birbirimize kartopu attığımız, yazları iki lafın belini kırdığımız, uyarına gelirse iki tek attığımız, bir uğrak yeridir. "Devrim" bizim için, arkadaşlarımızı etrafımıza toplayıp kah memleketi kurtardığımız, kah geyiğin dibine vurduğumuz, kah gülüp, kah ağladığımız, sözün bittiği yerde sazın başladığı bir dost meclisidir. "Devrim" bizim için, sevdiğimiz insanla başbaşa hissedebildiğimiz, zamanın anlamını kaybettiğimiz, onunla en saf duygularımızı paylaştığımız bir aşk mektubudur. "Devrim" bizim için, bazen tek başımıza takılıp sakinliğe daldığımız, belki manzaranın tadını çıkardığımız, belki Ankara'ya bakıp iç geçirdiğimiz, belki binbir düşünceye dalarak kendimizi hissettiğimiz bir apartman balkonudur. "Devrim" bizim için, sessizce bir köşeye çekilip, en sevdiğimiz gazeteyi ya da kitabı gönül rahatlığıyla okuduğumuz ve çekinmeden tartıştığımız bir kıraathanedir. "Devrim" bizim için, herhangi bir tepkimizi dile getirmek için toplandığımız, olabildiğince haykırabildiğimiz, baharda uçurtmalarımızın tellere takılmadığı bir gösteri alanıdır. "Devrim" bizim için, her önünden geçişimizde hayran hayran baktıran, her seferinde bıkmadan ilham veren, yıllardır silinemeden onurlu duruşuyla bir direniş simgesidir. "Devrim" bizim için, insanların tercihlerine saygı duyarak, sosyal baskılardan uzak, dilediğimiz gibi davranıp beraberce özgürlüğün tadını çıkardığımız, kısacası bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine yaşadığımız bir hasrettir.