Antalya İKinci el eşya Karaca Spot

Call Directions Website Contact the business

Antalya İKinci el eşya Karaca Spot Her marka ve model ikinci el-sıfır eşyalarınızı Ofis mobilyası, beyaz eşya, elektrik-elektronik cihazlarınızı Değerinde Nakit alımını Yapmaktayız!

05/07/2026
05/07/2026

Paraguay Teknik Direktörü Gustavo Alfaro: "Fransa'da oyuncular ne için yarışıyor? Ballon d'Or'u kazanmak için, Dünya Kupası tarihinin en golcü oyuncusu olmak için, milyon dolarlık yeni sözleşmeler imzalamak için yarışıyorlar.

Bizde ise ailesini hiç tanımamış olanlar, hayatı boyunca çok ağır travmalar yaşamış çocuklar var. Onlar buraya sadece futbol oynamaya değil, bir hayat mücadelesi vermeye geldiler.

Size soruyorum; kalecimiz Orlando Gill'in en son ne zaman düzenli maaş alabildiğini biliyor musunuz? Kulübünden aylarca ödeme alamadığında, henüz bir bebek olan kızının hayatını kurtarabilmek, onun hastane masraflarını karşılayabilmek için elindeki tek varlığı olan antrenman kıyafetlerini, kramponlarını, hatta genç milli takım formasını bile arkasına bakmadan sattığını biliyor musunuz?

Biz bugün burada sadece bir futbol maçı kaybettik. Ama bu çocukların ruhunu, aidiyetini ve neleri feda ettiklerini gördüğünüzde soruyorum size: Dünyadaki hangi takım kalbinde bu kadar büyük bir fedakarlık taşıyan, onun gibi bir oyuncuyu kadrosunda istemez?"

Azim…!
05/07/2026

Azim…!

05/07/2026
8 kg Bosch marka temiz Çamaşır Makinası…!
18/05/2026

8 kg Bosch marka temiz Çamaşır Makinası…!

65 litrelik baymak Termosifon çok temiz.,!
18/05/2026

65 litrelik baymak Termosifon çok temiz.,!

9’luk ve 12’lik 410 gaz klima Vestel’in ürünü, birer adet mevcut..!
18/05/2026

9’luk ve 12’lik 410 gaz klima Vestel’in ürünü, birer adet mevcut..!

Bahçe mobilyası, demonte olabilen kalite bir grup..!
18/05/2026

Bahçe mobilyası, demonte olabilen kalite bir grup..!

Ofis Makam Takımı, klas üst segment bir takım!
18/05/2026

Ofis Makam Takımı, klas üst segment bir takım!

11/06/2025

OKUDUM, ÜZÜLDÜM, UTANDIM ...

Adını bilmediğimiz daha ne Cevherlerimiz Vardır ..

Bir ülke bir millet nasıl cemaatleşir ve köleleşir?!.

Yıl 1936…

Denizli’nin Acıpayam İlçesi’nde görevli bir grup öğretmen havanın güzelliğinden faydalanıp pikniğe gittiler…

Şahane doğanın kucağında eğlenirlerken keçilerini otlatan küçük bir çobanla karşılaştılar; yanlarına davet edip çay ikram ettiler, ismini sordular.

Küçük çoban ürkek bir sesle yanıt verdi:

–Hüseyin…

Öğretmenlerden biri yanındaki gazeteyi uzatıp “Okuma yazma biliyor musun, bunu okuyabilir misin?” diye sordu.

O tarihlerde okuma yazma bilenlerin sayısı o kadar azdı ki, okuma öğrenenlerin diplomaları bizzat valiler tarafından imzalanmaktaydı!..

Küçük Hüseyin okuma bilmediği için gazeteyi almayı kabul etmeyince öğretmen bu kez yaşını ve neden okula gitmediğini sordu..

Yanıt hazindi:

–Yaşım 12…

3 yaşında annemi, geçen yıl da babamı kaybettim!..

Talihsiz çocuğun aslında çok zeki olduğunu fark eden öğretmenler mutlaka okumasını tembihlediler…

Hüseyin, öğretmenlerin verdiği desteğin yarattığı heyecanla Denizli’de parasız yatılı okuluna kaydoldu..

Bir süre sonra katıldığı bir matematik yarışmasında Hüseyin’e bir kitap armağan edildi.

O gece kitabı okuyup bitirdi ve ertesi gün Fen Bilgisi öğretmenine giderek şöyle dedi:

–Bu kitapta eksiklik var!..

Öğretmen çok şaşırdı.

Çünkü Hüseyin’in “eksiklik var” dediği kitap Görecelik Teorisini anlatıyordu!..

Hüseyin bu teorinin önemli bir parçasının kitapta bulunmadığını fark etmişti!..

Fen öğretmeni konuyu İstanbul Teknik Üniversitesi’ndeki hocası fizik profesörü Nusret Kürkçüoğlu’na mektupla bildirdi ve şu yanıtı aldı:

–Hüseyin liseyi bitirince yanıma gelsin!..

Albert Einstein’e uzanan yol!..

Hüseyin aynen öyle yaptı…

İTÜ Elektrik Mühendisliği’nde okumaya başladı…

Ancak yaptığı çalışmaları, ürettiği projeleri hocaları dahi anlayamıyordu.

O hocalardan biri “Bu çalışmaları ancak Amerika Boston’daki Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde (MIT) görevli Prof. Dr. Morse bilir” deyip, mektupla ona gönderdi.

Gelen yanıt müthişti:

–Hüseyin’in bu yaptığını 5 yıl önce bir grup akademisyen buldu, ama bunu Hüseyin’in tek başına bulması olağanüstü bir şey...

Biz masraflarını karşılayacağız. Amerika’ya gelsin!..”

Hüseyin 1952 yılında yüksek elektrik mühendisi diplomasıyla İTÜ’den mezun oldu.

Bir gazetenin yaptığı kampanya ile toplanan parayla ABD’ye giden bir gemiye bindirildi.

Uzun bir yolculuktan sonra MIT’de Prof. Morse’un karşısına geçti.

Morse, Hüseyin’in tez hocası olacaktı ancak genç adamın İngilizcesi yetersizdi, profesörün söylediklerini tam olarak anlayamıyordu.

Onun da yolunu buldu, hocasına dönüp şöyle dedi:

–Write on the blackboard/ Tahtaya yazın!.

Hocasının tahtaya yazdığı tez konusunu defterine geçirdi ve üniversiteden ayrıldı.

MIT’de tez konuları genellikle 5 ile 9 yıl gibi bir sürede bitirilebiliyordu, ancak Hüseyin 3 ay sonra Morse’un karşısındaydı!..

Profesör, büyük bir şaşkınlıkla incelediği tezin mükemmel olduğuna karar verdi ancak MIT’de hemen diploma verilemiyordu.

Hüseyin başka dersler aldı ve 2 yıl sonra doktorasını alarak bu kez Princeton Üniversitesi’ne başvurdu ve orada dahi fizikçi Albert Einstein’ın öğrencisi oldu!..

Birkaç yıl sonra Boston’a dönüp, icatları destekleyen bir firmada çalışmaya başladı.

İlk büyük buluşunu 1960’ların başında yaptı.

–Sesle kumanda edilen bilgisayar!..

Cumhuriyetin erdemi!

Daha inanılmazı da var:

–Hüseyin, 1958 yılında çalışmalarını yakından izlediği Einstein’ın kendisi kadar ünlü “Fonksiyon Teorisi”nde eksiklikler tespit etti ve bunu bir mektupla kendisine de bildirdi, iyi mi!..

Ancak mektup ulaşmadan Einstein öldü!..

Hüseyin bu eksikliği ünlü bir bilim dergisinde yayımlayınca adeta kıyamet koptu.

Bilim dünyası ikiye bölündü!.

Ve Einstein’in kuramına karşı Hüseyin’in “Kütle Çekim Kuramı” da literatüre girdi!..

Bugün dünyada çok yaygın olarak kullanılan “Siri”, “Google”, “Now”, “Cortana” gibi sesli komut sisteminin mucidi Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz, 27 ocak 2013’te yaşamını yitirdi…

Şimdi… Gelelim kıssadan hisseye; kendimi de katarak soruyorum:

–Bu müthiş, bu dünya bilim tarihine kazınmış ismi içimizden kaç kişi biliyor acaba?!.

Daha acıklı bir soru sorayım.

Şayet Nobel Kimya Ödülü’nü kazanmasaydı, Mardin’de yoksulluk içinde başlayan yaşamını, dünyanın en önemli bilim insanlarından biri olarak sürdüren Prof. Dr. Aziz Sancar’ı kaç kişi bilecek, tanıyacak, gurur duyacaktı?!.

Dünyaca ünlü, adı tıp literatürüne geçmiş Beyin Cerrahı Prof. Dr. Gazi Yaşargil’i kaç kişi tanıyor, biliyor acaba?!.

Çok sesli müzik alanında harikalar yaratan müzisyenlerimizi;

Fazıl Say’ı, İdil Biret’i, Gülsin Onay’ı, Güner, Süher Pekinel kardeşleri, Suna Kan’ı, Gürer Aykal’ı bırakın dinlemeyi, izlemeyi, kaç kişi adlarını biliyor acaba?!.

Futbol dışında dünyada büyük başarılar elde eden sporcularımızı kaç yurttaşımız tanır çok merak ediyorum!..

Örnek çok, yüzlerce…

Hüseyin Yılmaz’ı Boğaziçi Aydınlar Topluluğu Grubu’nda yayımlanan bir mesaj ile tanıma fırsatı buldum.

Bu büyük bilim adamı önünde, tıpkı diğer kahramanlarımızın olduğu gibi saygı ve sevgiyle eğiliyorum. Bir önemli uyarı da bize,

Türk milletine:

–Kahramanlarını, yüz ağartan önderlerini, bilim, kültür, sanat insanlarını baş tacı etmeyen, unutan, adını bile bilmeyen toplumların gideceği yer çıkmaz sokaktır; olup olacakları da cemaat ya da köleliktir!..

Geçmişten ders alınması gereken, Cumhuriyetin erdemini gayet net anlatan bir öykü…

LÜTFEN OKUYAN OKUDUM YAZABİLİR Mİ SAYGILAR..
.

Address

Deniz Mahallesi 128. Sok. No:34-A
Antalya
07050

Opening Hours

Monday 08:30 - 22:00
Tuesday 08:30 - 22:00
Wednesday 08:30 - 22:00
Thursday 08:30 - 22:00
Friday 08:30 - 22:00
Saturday 08:30 - 22:00
Sunday 08:30 - 22:00

Telephone

+905369434313

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Antalya İKinci el eşya Karaca Spot posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to Antalya İKinci el eşya Karaca Spot:

Shortcuts

Share

Category