11/06/2026
TÜRK SOSYAL DEMOKRATLARI VE KEMALİST YURTSEVERLER,
Ülke insanının bilgilendirilip, donatılıp, eğitimle uygarlaştıracak ve
GELECEKLERİNİ KENDİLERİ DİZAYN EDECEKLER sanıp,
giriştikleri serüvenlerini,
İçlerinden biri, aydınlanmacılığa inanıyor görünüp aslında İNANMAYAN BİR yalancı takiyeci, sahtekar bir "Kurbanla" müthiş hayal kırıklığına uğramıştır.
Böylece yanlışa düşmüş olmanın DERİN ÜZÜNTÜSÜYLE karşı karşıya kalmıştır..
Oysa bu toplum;
Benim için düşünsün,
Benim için söylesin,
Benim için yapsın diyen,
Hazırcı ve bekleyetek doyunan bir toplumdu...!
Cumhuriyeti kurup, İNSAN haline getirdikleri özgür bireyleri,
BESLEME BİREYLER SÜRÜSÜ olduğunu biliyor ve bundan kendi çabalarıyla kurtuluşa yürüyebileceğini sanıyor du.
AYDINLANMASINA destek vererek ÇAĞDAŞ MEDENİYET SEVİYESİNE GELİR, GETİRİRİZ sanıyor du...!
YANILDI.
Bu toplum, Osmanlı devletinin son 250 yılında, başı-bozuk ve salma sürü gibiydi...
Kurtuluş Savaşımızda,
BESLEME SÜRÜLERE AYRILIP, koçlarını mezbahaya gönderip ,
Köpeğiyle baş başa kalmış yığınları, dağdan-bayır dan toplamış, TOPLUM/MİLLET haline getirmiş, devlet kurmuştur.
Özgürlüğünün farkına bile varmadan, sürü, sürü ayrılıp BAŞIBOZUKLUK içinde yaşarım sanmıştı...
YAŞAYAMADI...!
Artık bu BESLEME SÜRÜLERİ, BAŞLARINDA bir köpeği yeterli görüp, kendilerini mezbahadan kurtaracağını sanmaktadır.
KURTULAMAZSIN... SONUN MEZBAHADIR...!