10/05/2015
BU GİDİŞLE TÜRKİYE BİR KOBİ ÇÖPLÜĞÜNE DÖNÜŞEBİLİR
(Bir gazeteye verdiğim röportajın tam metni)
Girişimciler son yıllarda hiç ummadığım ölçülerde tüm girişimcilik ekosistemi tarafından el üstünde tutulmaya başlandı. Bu güzel ama işin birde önemsenmeyen bir yanı var. KOBİ’lerdeki başarısızlık oranı. Biz hep başarılı işletmeleri öne çıkarıyor, onların başarı hikayelerini gündemde tutuyoruz. Peki ya başarısız olan işletmelerde yaşananlar. Oysa bugün kurulan her 100 işletmenin on yıl sonra 85’i hayatta olmayacak. Yani “başarı” aslında bir istisna. Bence tek başına bu bulgu bile ciddi bir toplumsal travmanın varlığına işaret ediyor. Başarısızlığın da başarı gibi hayatın bir gerçeği olduğuna ve bununla nasıl baş edebileceklerine yönelik psikolojik danışmanlığın verilmesi gerekli. Hatta iş kurulmadan önce girişimci adayların girişimci olmaya uygun olup olmadıklarına yönelik danışmanlık ve psikolojik testlerin gündeme gelmesi de önemli.
Son 10 yılda ne oldu da KOBİ’ler bu kadar öne çıktı. Ekonomideki önemi sıkça vurgulanmaya başlandı?
E. Aysan Doğaner: Alvin Toffler’in Sanayi Ötesi Dönem olarak tanımladığı 3. Dalga ilk iki dalganın tüm değerlerini yerle bir ederek yepyeni bir dünya düzeni yarattı. Şirketler ve girişimci tanımı da bu bağlamda değişime uğradı. Artık şirketler için de büyük olmak değil yaratıcı ve proaktif olmak önem taşımaya başladı. Hal böyle olunca KOBİ’ler öne çıkmaya başladılar. Çünkü KOBİ’ler küçük olmanın getirdiği avantajla değişime daha hızlı uyum sağlayabiliyorlar. Birçok buluş, inovatif ürün küçük şirketlerde hayat buluyor.
Şimdi artık KOBİ ve Girişimci olmanın Revaçta Olduğunu söyleyebilir miyiz?
E. Aysan Doğaner: Elbetteki öyle. 2000’den sonra dünya küçük bir köye dönüşürken, rekabet, iletişim ve inovasyon kalkınmanın temel parametreleri halini aldı. Artık büyük olmak değil, risk alma yeteneğine sahip, yenilikçi ve girişimci olmak önemliydi. Hal böyle olunca bazı KOBİ’ler sahip oldukları bu özelliklerle o kocaman şirketleri alt etmeye başladılar. Artık devasa şirket ve büyük patron olmak değil, ‘KOBİ’ ve girişimci olmak revaçta olmaya başladı. Ya da büyüksen bile öyle hareket edebilmek, düşünebilmek, hissedebilmek.
KOBİ’ler küçük olmanın getirdiği avantajları kullanırken ne gibi sorunlar yaşıyorlar?
E. Aysan Doğaner: KOBİ’ler son yıllarda önemli bir atak yapıyor; yarattıkları katma değer, ekonomideki dinamizmleri ve yenilikçi uygulamaları ortada. Lakin henüz yolun çok başındalar. Çözmeleri gereken yığınla sorunları var ve bu durum sadece ülkemizdeki KOBİ’lere özgü değil. Yurt dışında da gördük ki, KOBİ’ler tüm gelişmekte olan ülkelerde benzer sorunlarla karşı kaşıya bulunmaktadır. KOBİ’ler bir girişimcilik ruhuyla kuruluyor ancak daha sonra kapalı bir dünyada kalıyorlar. Geleceği planlama, hedefler koyma ve bunlara doğru ilerlemede büyük çıkmazları ve eksiklikleri var. Daha çok bilgilendirilmeye, bilinçlendirilmeye ihtiyaçları bulunuyor. Günü kurtarma mantığından, uğraşından uzaklaşmaları gerek. Eğer kalıcı olmak, bu rekabet ortamında yer bulmak, ürünlerini satmak ve karlı büyümek istiyorlarsa geleceğe yönelik stratejilerini çok iyi planlamaları lazım.
Bu sorunları daha net bir şekilde tanımlayabilir misiniz?
RÖPORTAJIN DEVAMINI OKUMAK İÇİN LİNKİ TIKLAYINIZ: http://girisimcilikokulu.net/?p=380
Ana sayfa GÜNCEL Bu gidişle Türkiye bir KOBİ Çöplüğüne Dönüşebilir GÜNCELBu gidişle Türkiye bir KOBİ Çöplüğüne Dönüşebilir May 10, 2015 10 0 Son 10 yılda ne oldu da KOBİ’ler bu kadar öne çıktı. Ekonomideki önemi sıkça vurgulanmaya başlandı? E. Aysan Doğaner: Alvin Toffler’in Sanayi Ötesi Dönem olara…