MatizKitap

MatizKitap Yeni çıkan kitaplar, indirimler, kampanyalar ve ücretsiz kargo fırsatları için bizi takip edin! HAYATIMIZA ANLAM VE MUTLULUK KATAN BİR GİRİŞİM NASIL KURULUR?

MATİZ KİTAP YAYINLARINI OKUYAN GİRİŞİMCİLER, GENÇLER VE BİREYSEL GELİŞİMİ İÇİN ÇABA SAĞLAYAN HERKES İÇİN BAŞARI ODAKLI BİR PLATFORMDUR BU SAYFA. BİREYSEL GLİŞİMİMİZİ NASIL SAĞLARIZ? MEMLEKET MESELELERİNİ NASIL ÇÖZERİZ? SORULARININ YANILARINI BİRLİKTE ARIYORUZ. KİTAPLAR YAYINLIYORUZ. ARAŞTIRMA, SEMİNER, EĞİTİM VE ATÖLYE ÇALIŞMALARIYLA GÜCÜMÜZÜ PEKİŞTİRMEYİ HEDEFLİYORUZ. TÜRKİYE'NİN HIZLA ZENGİNLEŞEREK BİR REFAH TOPLUMU OLMASI İÇİN, GİRİŞİMCİ BİR TOPLUM OLABİLMEK İÇİN ÇALIŞIYORUZ.

23/05/2023
İŞ PLANI YAZMAKTA ZORLANANLAR, İŞİNİ DOĞRU KURMAK ve KARLI BÜYÜMEK İSTEYENLER; BU KİTAP SİZİN İÇİNToplum olarak yazmakla...
24/04/2016

İŞ PLANI YAZMAKTA ZORLANANLAR, İŞİNİ DOĞRU KURMAK ve KARLI BÜYÜMEK İSTEYENLER; BU KİTAP SİZİN İÇİN

Toplum olarak yazmakla aramızın çok iyi olduğu söylenemez. Doğrusu girişimciler de yazmaktan uzak dururlar; yazmak zor, zahmetli, sıkıcı gelir. Oysa başta "iş planı" olmak üzere girişimciler tarafından yazılması gerekenler vardır. Çeşitli teşvik ve hibelerden yararlanmanın, uygun koşullarda kredi bulmanın yolu "iyi yazılmış bir iş planı"ndan geçtiği için girişimci eninde sonunda kalemi eline almak zorundadır. Ama ne yapacak, nasıl yazacak?

Kitabı Satın Almak İçin: http://girisimcilikokulu.net/?p=724

Girişimcilik, finans, iş planı yazımı ve yönetim üzerine KOSGEB, ABİGEM, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarında eğitimler veren ve dolayısıyla her türlü girişimciyi yakından tanıyan E. Aysan Doğaner iş planı yazmayı kolaylaştıran bir kılavuz hazırladı; hazırlık aşamasından yazım aşamasına adım adım ilerleyen, örneklerle anlatımın kolaylaştırıldığı ve zenginleştirildiği bu kitabı okuduğunuzda, "İş planı yazmak bu kadar da kolay mıymış?" diyeceksiniz.

Bu kitapla iş planının yeni bir girişimi doğru kurmanın ve kârlı büyümenin yol haritası, akıllı bir pusulası olduğunu göreceksiniz. Böylece karanlıkta iz sürmekten kurtulurken hakkınız olan çeşitli hibe ve teşviklerden yararlanmanın da yollarını bulacaksınız.

Bu arada Doğaner planda yer alan tüm finansal tabloları www.girisimcilikokulu.net sitesine koyarak girişimcilerin işini iyice kolaylaştırmayı da ihmal etmiyor. Formüllü ve birbiriyle entegre olan tabloları bu siteden indirip kullanabilirsiniz.
Eh, daha ne olsun, daha ne diyelim! Kolay gelsin...
(Tanıtım Bülteninden)

Sayfa Sayısı: 192
Baskı Yılı: 2015
Dili: Türkçe
Yayınevi: Kuraldışı Yayınları

TÜRKİYE YOKSULLUĞU NASIL AŞACAK?Fakirlik Sistemin Suçudur. (Muhammed Yunus)Neden ülkeler arasında büyük gelir farklılıkl...
12/08/2015

TÜRKİYE YOKSULLUĞU NASIL AŞACAK?
Fakirlik Sistemin Suçudur. (Muhammed Yunus)
Neden ülkeler arasında büyük gelir farklılıkları var? Neden bazı ülkeler gelişmiş ülkeler ile aralarındaki gelir farklılıklarını sürekli azaltabilirken, bazıları için bu olgunun tam tersi geçerli? Yapılan çalışmalar ülkeler arasındaki büyüme farklılıklarının temel nedeninin, bu ülkelerin kurumsal yapılarındaki farklılıklar olduğunu gösteriyor.
PEKİ HANGİ KURUMLAR? Daha hızlı ve sürdürülebilir bir şekilde büyümek için ne tür kurumlar oluşturmak gerekiyor. Dani Rodrik kitabında ‘hangi kurumlar?’ sorusuna yanıt veriyor.
İLK GRUPTA ‘MÜLKİYET HAKLARI VAR. Ülkelerin istikrarlı bir şekilde büyüyebilmeleri için hem yasal çerçeve olarak, hem de uygulamada mülkiyet haklarını en üst düzeyde gözetiyor olmaları gerektiğinin altını çiziyor. Nedeni açık: Çabanızın karşılığını almalısınız. Bu çabam sonucunda elde ettiğim getiriler üzerinde söz hakkım yoksa, onları kontrol edemiyorsam neden sermaye biriktireyim, yenilik yapayım?
İKİNCİ GRUPTA ‘DÜZENLEYİCİ KURUMLAR’ YER ALIYOR. Mesela rekabete aykırı davranışları engelleyecek kurumlar oluşturmak gerekiyor. Ya da son küresel krizde gördüğümüz gibi finansal sektörün ileride herkesin başına bela olacak şekilde sorumsuzca risk almasını engelleyen bir kurumsal çerçeveye ihtiyaç var.
ÜÇÜNCÜ GRUPTA ‘MAKRO EKONOMİK İSTİKRARA İLİŞKİN KURUMLAR’ GELİYOR. Para politikasını yürütmekle sorumlu olan merkez bankalarının yapısı nasıl olacak, nasıl çalışacaklar? Maliye politikası nasıl bir yapıda yürütülecek? Bunların önemini herhalde en iyi bilen ülkelerden biri Türkiye. Türkiye’den güncel bir örnek: Tek başına mali kural yeterli değil; o kurala ne ölçüde uyulduğunun denetlenmesi gerekiyor. Nasıl bir kurum yapacak bunu?
‘SOSYAL GÜVENLİK KURUMLARI’ DÖRDÜNCÜ GRUBU OLUŞTURUYOR. Piyasa ekonomisi geliştikçe geleneksel yapı değişiyor; aile içi dayanışma artık yeterli olmuyor. İşsizlik ve yoksulluktan doğan riskleri azaltıcı mekanizmalar tasarlamak gerekiyor. Mesela ne tür transfer politikaları izlenecek?
BEŞİNCİ GRUPTA ‘ÇATIŞMA YÖNETİMİ’ KURUMLARI VAR. Hukukun egemenliği, yargının en üst kalitede olması, temsile dayalı siyasi kurumlar, bağımsız sendikalar, serbest seçimler, azınlık haklarını koruyucu kurumlar. Türkiye’de son zamanlarda olan biten bu kurumların önemi hakkında önemli ipuçları veriyor.
Peki, her ülke için ‘tek tip’ kurumsal yapı mı? Şüphesiz değil. Zaten kitabın ismi de bu gerçeğin altını çiziyor: ‘Tek Ekonomi, Çok Reçete’. Ülkelerin özgül koşullarına göre tasarlamak gerekiyor kurumları. Başarılı olmuş ülkeler birbirlerinden farklı yollar izlemişler, kurumlarını farklı biçimde oluşturmuşlar. Önemli olan işin özü, biçimi değil.

HEPİMİZ DERİN BİR UYKUDAYIZHümanist ya da dindar, apolitik ya da politikayla derinden ilgili, konuşkan ya da içine kapan...
16/07/2015

HEPİMİZ DERİN BİR UYKUDAYIZ
Hümanist ya da dindar, apolitik ya da politikayla derinden ilgili, konuşkan ya da içine kapanık olmaları fark etmeksizin hepsi, tanıştığım her bir kişi -evet bizden bahsediyorum- hepimiz derin bir uykudayız. Tanıştığım kimse bu çemberin dışında yaşamıyor.
GİRİŞİMCİ İŞLETME, Michael E.Gerber, Kuraldışı Yayıncılık, 2015 http://girisimcilikokulu.net/

Her birimiz kendimizi ayrılmaz bir şekilde özdeşleştirdiğimiz bir plana; bize tam olarak uygun bir role; kişiliğimiz, kendimizi rahat hissettiğimiz koşullar, anbean aynada gördüğümüz yansımamız haline gelen bir yaşayış şekline; dünyanın geri kalanına ve kendi kendimize aktardığımız ve tekrar tekrar, otomatik olarak, ciddi sorular sormaksızın, herkese ve herşeye binlerce defa “Bu benim!” diyen bir karaktere sahibiz.

TERAPİ, HER YANDA TERAPİEskiden insanlar sessizce acı çekerlerdi. Şimdi ise bunu dile getiriyorlar, sorunlarını tartışıy...
21/06/2015

TERAPİ, HER YANDA TERAPİ
Eskiden insanlar sessizce acı çekerlerdi. Şimdi ise bunu dile getiriyorlar, sorunlarını tartışıyorlar. Üstelik acı çekmeyi kaderin getirdiği bir olgu olarak kabul etmiyor ve isyan ediyorlar. Bununla da yetinmeyerek mutluluğa ulaşmak için çaba harcıyorlar.

Ya da soruyu şöyle soralım: Gerçekten psikoloji bilimi bize tüm bu konularda işe yarar, etkin ve kalıcı çözümler sunabiliyor mu?

HAYAT YANLIŞ BİR İŞ İÇİN ÇOK KISA!Hedefiniz ücretli çalışmak ise bilemiyoruz. Ama kendi işinizi açıp, mutlu, doyumlu ve ...
24/05/2015

HAYAT YANLIŞ BİR İŞ İÇİN ÇOK KISA!
Hedefiniz ücretli çalışmak ise bilemiyoruz. Ama kendi işinizi açıp, mutlu, doyumlu ve de varlıklı bir hayat sürmek istiyorsanız “Girişimcilik Okulu” size yardımcı olabilir. İşin başında yani daha işinizi kurmadan almanız gereken bazı bilgler, beceriler izlemeniz gereken bir yol olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz. İşinizi kurup aşağıdaki gibi kendinizi bir cenderenin içine sokmadan sizin için doğru işin ne olduğunu gelin birlikte belirleyelim. Kobi Girişim Derneği: 553 328 08 82

BU GİDİŞLE TÜRKİYE BİR KOBİ ÇÖPLÜĞÜNE DÖNÜŞEBİLİR(Bir gazeteye verdiğim röportajın tam metni)Girişimciler son yıllarda h...
10/05/2015

BU GİDİŞLE TÜRKİYE BİR KOBİ ÇÖPLÜĞÜNE DÖNÜŞEBİLİR

(Bir gazeteye verdiğim röportajın tam metni)
Girişimciler son yıllarda hiç ummadığım ölçülerde tüm girişimcilik ekosistemi tarafından el üstünde tutulmaya başlandı. Bu güzel ama işin birde önemsenmeyen bir yanı var. KOBİ’lerdeki başarısızlık oranı. Biz hep başarılı işletmeleri öne çıkarıyor, onların başarı hikayelerini gündemde tutuyoruz. Peki ya başarısız olan işletmelerde yaşananlar. Oysa bugün kurulan her 100 işletmenin on yıl sonra 85’i hayatta olmayacak. Yani “başarı” aslında bir istisna. Bence tek başına bu bulgu bile ciddi bir toplumsal travmanın varlığına işaret ediyor. Başarısızlığın da başarı gibi hayatın bir gerçeği olduğuna ve bununla nasıl baş edebileceklerine yönelik psikolojik danışmanlığın verilmesi gerekli. Hatta iş kurulmadan önce girişimci adayların girişimci olmaya uygun olup olmadıklarına yönelik danışmanlık ve psikolojik testlerin gündeme gelmesi de önemli.

Son 10 yılda ne oldu da KOBİ’ler bu kadar öne çıktı. Ekonomideki önemi sıkça vurgulanmaya başlandı?

E. Aysan Doğaner: Alvin Toffler’in Sanayi Ötesi Dönem olarak tanımladığı 3. Dalga ilk iki dalganın tüm değerlerini yerle bir ederek yepyeni bir dünya düzeni yarattı. Şirketler ve girişimci tanımı da bu bağlamda değişime uğradı. Artık şirketler için de büyük olmak değil yaratıcı ve proaktif olmak önem taşımaya başladı. Hal böyle olunca KOBİ’ler öne çıkmaya başladılar. Çünkü KOBİ’ler küçük olmanın getirdiği avantajla değişime daha hızlı uyum sağlayabiliyorlar. Birçok buluş, inovatif ürün küçük şirketlerde hayat buluyor.

Şimdi artık KOBİ ve Girişimci olmanın Revaçta Olduğunu söyleyebilir miyiz?

E. Aysan Doğaner: Elbetteki öyle. 2000’den sonra dünya küçük bir köye dönüşürken, rekabet, iletişim ve inovasyon kalkınmanın temel parametreleri halini aldı. Artık büyük olmak değil, risk alma yeteneğine sahip, yenilikçi ve girişimci olmak önemliydi. Hal böyle olunca bazı KOBİ’ler sahip oldukları bu özelliklerle o kocaman şirketleri alt etmeye başladılar. Artık devasa şirket ve büyük patron olmak değil, ‘KOBİ’ ve girişimci olmak revaçta olmaya başladı. Ya da büyüksen bile öyle hareket edebilmek, düşünebilmek, hissedebilmek.

KOBİ’ler küçük olmanın getirdiği avantajları kullanırken ne gibi sorunlar yaşıyorlar?

E. Aysan Doğaner: KOBİ’ler son yıllarda önemli bir atak yapıyor; yarattıkları katma değer, ekonomideki dinamizmleri ve yenilikçi uygulamaları ortada. Lakin henüz yolun çok başındalar. Çözmeleri gereken yığınla sorunları var ve bu durum sadece ülkemizdeki KOBİ’lere özgü değil. Yurt dışında da gördük ki, KOBİ’ler tüm gelişmekte olan ülkelerde benzer sorunlarla karşı kaşıya bulunmaktadır. KOBİ’ler bir girişimcilik ruhuyla kuruluyor ancak daha sonra kapalı bir dünyada kalıyorlar. Geleceği planlama, hedefler koyma ve bunlara doğru ilerlemede büyük çıkmazları ve eksiklikleri var. Daha çok bilgilendirilmeye, bilinçlendirilmeye ihtiyaçları bulunuyor. Günü kurtarma mantığından, uğraşından uzaklaşmaları gerek. Eğer kalıcı olmak, bu rekabet ortamında yer bulmak, ürünlerini satmak ve karlı büyümek istiyorlarsa geleceğe yönelik stratejilerini çok iyi planlamaları lazım.

Bu sorunları daha net bir şekilde tanımlayabilir misiniz?

RÖPORTAJIN DEVAMINI OKUMAK İÇİN LİNKİ TIKLAYINIZ: http://girisimcilikokulu.net/?p=380

Ana sayfa GÜNCEL Bu gidişle Türkiye bir KOBİ Çöplüğüne Dönüşebilir GÜNCELBu gidişle Türkiye bir KOBİ Çöplüğüne Dönüşebilir May 10, 2015 10 0 Son 10 yılda ne oldu da KOBİ’ler bu kadar öne çıktı. Ekonomideki önemi sıkça vurgulanmaya başlandı? E. Aysan Doğaner: Alvin Toffler’in Sanayi Ötesi Dönem olara…

Address

Kalfaoğlu Sokak, 29
Haydarpasa
34714

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when MatizKitap posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to MatizKitap:

Share

Category