Türkiye Network Marketing

Türkiye Network Marketing Sayfamızda Network Marketinge ilgi duyan veya Network Marketing işi ile uğraşan kişilere faydalı olacağını düşündüğümüz paylaşımlar yapıyoruz

Cevapları Alalım...
20/08/2025

Cevapları Alalım...

27/02/2024

https://fimarka.com kurucumuz Mustafa Erol Çakan'ın 23 Şubat 20024 tarihinde yapmış olduğu Dijital Reklam Harcamalarınızın Getirisini Arttıracak Yöntemler su...

20/02/2022
22/01/2022

Kürşat Tuncel'den müthiş tespitler
SEN DOĞRULARI DUYMAK İSTEMİYORSUN Kİ...
SEN SANA UMUT VERİP SENİ KANDIRSINLAR İSTİYORSUN...

Çünkü istediğin sonuca ulaşabilmek için sabretmen, alışkanlıklarını, çevreni değiştirmen, uzun süre çalışman, yani sözün özü büyük bir mücadele vermen gerektiğini duymak istemiyorsun. Onun yerine sana 3 adımda 5 adımda ulaşabileceğin kolay yollar olduğunu, içinde gizli bir güç olduğunu, çok istersen hayallerine kavuşabileceğini söylesinler istiyorsun.

Hayallerine ulaşmanın yolunun irade gücünü kullanabilmekten, mücadele etmekten keyif almaktan, kendini hedefine odaklayabilmekten geçtiğini duymak istemiyorsun. Bunlar yerine kolay diyetler tadında öneriler duymak istiyorsun, antrenman yapmayayım ama madalya kürsüsüne çıkayım istiyorsun, hem keyiflerinle uğraşman hem de amacına ulaşman mümkün desinler istiyorsun.

Hiç risk almayayım, alışık olduğum hayatı sürdüreyim, belirsiz durumlarla karşılaşmayayım, bildiğim ortamdan çıkmayayım istiyorsun. Gelişmeden ve yenilenmeden hayatını değiştiremeyeceğini, güvenli limanından çıkmadan hedefine ilerleyemeyeceğini, hep aynı şeyleri yaparsan aynı sonuçları alacağını duymak istemiyorsun.

Zaten kendine koyduğun hedeflerin de ölçülebilir ve gerçekçi değil. Başarılı olmayı isteyip istemediğinden bile emin değilsin. Çünkü başarılı olman seni çok daha iyisine zorlayacak ve senden beklentiler yükselecek. İtiraf et, bu seni korkutuyor. Kendini başkalarıyla kıyasladığında onlar gibi olmak istiyorsun ama onların karşılaştığı zorluklarla karşılaşmak istemiyorsun. Bunun yerine birileri senin yolunu açsın, hayatındaki pürüzleri temizlesin, sana torpil olsun, elinden tutsun, sana iş versin, para kazanma imkanı sunsun istiyorsun.

Önüne engeller çıktığında vazgeçiyorsun. Hata yaptığında vazgeçiyorsun. Bugün yapman gerekenleri yarına erteliyorsun. Değişmekten korkuyorsun. Harekete geçmeye üşeniyorsun. Oysa herşey bilinir ve görünür olsa ne güzel olurdu hayatın değil mi? Zaman kısıtları olmasa, belli takvimlere bağlı olmasak. Sana merak etme biz senin için tüm problemleri çözdük, hiçbir zarar uğramayacaksın aksine kazanman garanti desinler istiyorsun.

İşin gerçeği pek öyle herkesten farklı ve yaratıcı bir kişi de sayılmazsın. Ne öğrendiysen ne söylendiyse ona bağlı kalmayı istiyorsun. Öyle kafanı yorup hayatı sorgulamıyorsun. Önüne zorluklar çıkmasın ve mücadele etmen gerekmesin istiyorsun. Kadere inanmak sana kendini iyi hissettiriyor. İstediklerine ulaşamadığında bunun kısmetinde olmadığına inanmak seni rahatlatıyor. Öyle ya aksi halde kendini suçlaman gerekir değil mi? Birilerinin çıkıp hayatının sorumluluğunu üstlenmen gerektiğini söylemesini ve hayattan elde ettiklerinin senin tercihlerinin sonucunda olduğunu yüzüne vurmasını istemiyorsun. Çünkü istediklerini elde edemediğinde koşulları ya da başkalarını suçlamak çok kolay.
Hayatını bir gün durup düşünmedin. Kendini hiç sorgulamadın. Yaşam amacını bile bilmiyorsun. Nehirde yüzen bir dal parçası gibi sağa sola çarparak bata çıka ilerliyorsun. Kendi hayatının üzerinde hiçbir kontrolün yok. Bugüne dek hep başkalarının tercihlerini yaşadın. Hayatını planlama ve yapman gerekenleri önceliklendirme becerin yok. Her aklına eseni yapabileceğini ve her özendiğin şeyi isteyebileceğini düşünüyorsun ama hiçbir zaman somut bir planın olmadı. Hayatını planlı ve hedefli yaşaman gerek diyenleri duymazdan geliyorsun. İşin gerçeği senin için önemli olan değerlerinin bile farkında olmadığından ne için mücadele etmen gerektiğini, senin için nelerin önemli olduğunu da bilmiyorsun.
Kendini iyi hissedebilmenin düşünce şeklinin bir sonucu olduğunu söylediklerinde buna bir anlam veremiyorsun. Olaylar ve kişiler sana kendini iyi hissettirir zannediyorsun. Sorduklarında bir sürü yapmak istediğin şey var ama bunları yapacak yetkinliğin var mı gerçekte bunu hiç düşünmedin. Sen de herkes gibi kendini olduğundan daha iyi zannediyorsun. Bugüne kadar kıymeti bilinmemiş, çok farklı, çok değerli bir insansın değil mi? Birileri çıkıp da yetkinliklerini objektif bir şekilde değerlendirdiğinde bununla yüzleşecek cesaretin yok. Bu tarz açık geri bildirimler egonu zedeliyor. Kimse seni eleştirmesin herkes sana saygı duysun ve seni sevsin istiyorsun. Özsaygı ihtiyacın o kadar fazla ki gerçek kapasitenin farkında değilsin, bir hayal dünyasında her şeye muktedir olduğunu zannederek günlerini geçiriyorsun.

Problemlerin, engellerin, dertlerin kişisel gelişimin ve hayatının anlam kazanması için gerekli olduğunu duymak istemiyorsun, bunun yerine dertsiz sorunsuz ve çabalamak gerekmeyen bir hayatın olsun istiyorsun... tıpkı piyangodan para çıkması veya zengin bir akrabadan miras kalması gibi.

Ah dostum, sen doğruları duymak istemiyorsun ki... Sen bugüne kadar olduğu gibi seni tatlı vaatlerle aldatsınlar istiyorsun...
Kürşat Tuncel

:)
14/09/2019

:)

Hayat bazen böyle kafa karışıklığına neden olur :)

13/08/2019

Geçinmek için ne yaptığın beni ilgilendirmiyor. Neyi özlediğini, kalbinin arzuladığı şeye kavuşmanın hayalini kurmaya cesaret edip edemediğini bilmek istiyorum.

Kaç yaşında olduğun beni ilgilendirmiyor. Aşk için, hayallerin için, yaşıyor olma serüveni için, bir aptal gibi görünme riskini göze alıp almayacağını bilmek istiyorum.

Ay´ının etrafında hangi gezegenlerin döndüğü beni ilgilendirmiyor.

Kederinin merkezine dokunup dokunmadığını, hayatın ihanetlerince açılıp açılmadığını, daha fazla acı korkusundan kapanıp kapanmadığını bilmek istiyorum.

Saklamaya, azaltmaya ya da düzeltmeye çalışmadan benim ya da kendi acınla oturup oturamayacağını bilmek istiyorum.

Benim ya da kendi neşenle olup olamayacağını, insan olmanın sınırlılığını hatırlamadan, bizi dikkatli ve gerçekçi olmamız için uyarmadan çılgınca dans edip coşkunun seni parmak uçlarına kadar doldurmasına izin verip vermeyeceğini bilmek istiyorum.

Bana anlattığın hikayenin doğru olup olmaması beni ilgilendirmiyor. Kendi kendine dürüst olmak için bir başkasını hayal kırıklığına uğratıp uğratamayacağını; ihanetin suçlamasına dayanıp, kendi ruhuna ihanet edip etmeyeceğini bilmek istiyorum.

Güvenebilir ve güvenilebilir olup olamayacağını bilmek istiyorum. Her gün sevimli olmasa da güzelliği görüp göremeyeceğini bilmek istiyorum. Benim ve kendi hatalarınla yaşayıp yaşayamayacağını; bir gölün kenarında durup gümüş ay´a ´EVET!´ diye bağırıp bağırmayacağını bilmek istiyorum.

Nerede yaşadığın ya da ne kadar paran olduğu beni ilgilendirmiyor. Keder ve umutsuzlukla geçen bir gecenin ardından, yorgun, bitap da olsan, çocuklar için yapılması gerekenleri yapıp yapmayacağını bilmek istiyorum. Kim olduğun, buraya nasıl geldiğin beni ilgilendirmiyor. Çekinmeden benimle ateşin ortasında durup durmayacağını bilmek istiyorum.

Nerede, kiminle, ne okuduğun beni ilgilendirmiyor. Diğer her şey bittiğinde seni ayakta tutan şeyin ne olduğunu bilmek istiyorum.

Kendinle yalnız kalıp kalamadığını ve o boş anlarda sana arkadaşlık eden kendini gerçekten sevip sevmediğini bilmek istiyorum.

Oriah Mountain Dreamer (Kanadalı bir Kızılderili)

Cevapları alalım :)
21/06/2019

Cevapları alalım :)

21/01/2019

Hiç Hayallerinizden Sıfır Aldınız Mı?

Bu öykü, çiftlikten çiftliğe, yarıştan yarışta koşarak atları terbiye etmeye çalışan gezgin bir at terbiyecisinin genç oğluna kadar uzanır. Babasının işi nedeniyle çocuğun orta öğretimi kesintilere uğramıştı. Orta ikideyken, büyüdüğü zaman ne olmak ve yapmak istediği konusunda bir kompozisyon yazmasını istedi hocası.. Çocuk bütün gece oturup günün birinde at çiftliğine sahip olmayı hedeflediğini anlatan 7 sayfalık bir kompozisyon yazdı. Hayalini en ince ayrıntılarıyla anlattı. Hatta hayalindeki 200 dönümlük çiftliğin krokisini de çizdi. Binaların, ahırların ve koşu yollarının yerlerini gösterdi. Krokiye, 200 dönümlük arazinin üzerine oturacak 1000 metrekarelik evin ayrıntılı planını da ekledi.

Ertesi gün hocasına sunduğu 7 sayfalık ödev, tam kalbinin sesiydi.. İki gün sonra ödevi geri aldı. Kağıdın üzerinde kırmızı kalemle yazılmış kocaman bir "0" ve "Dersten sonra beni gör" uyarısı vardı. "Neden "0" aldım?" diye merakla sordu hocasına, çocuk..

"Bu senin yaşında bir çocuk için gerçekçi olmayan bir hayal" dedi, hocası.. "Paran yok. Gezginci bir aileden geliyorsun. Kaynağınız yok. At çiftliği kurmak büyük para gerektirir. Önce araziyi satın alman lazım. Damızlık hayvanlar da alman gerekiyor. Bunu başarman imkansız" ve ekledi: "Eğer ödevini gerçekçi hedefler belirledikten sonra yeniden yazarsan, o zaman notunu yeniden gözden geçiririm."

Çocuk evine döndü ve uzun uzun düşündü. Babasına danıştı.

"Oğlum" dedi babası "Bu konuda kararını kendin vermelisin. Bu senin hayatın için oldukça önemli bir seçim!."

Çocuk bir hafta kadar düşündükten sonra ödevini hiçbir değişiklik yapmadan geri götürdü hocasına..

"Siz verdiğiniz notu değiştirmeyin" dedi..

"Ben de hayallerimi..".....

O orta 2 öğrencisi, bugün 200 dönümlük arazi üzerindeki 1000 metrekarelik evinde oturuyor. Yıllar önce yazdığı ödev şöminenin üzerinde çerçevelenmiş olarak asılı. Öykünün en can alıcı yanı şu: Aynı öğretmen, geçen yaz 30 öğrencisini bu çiftliğe kamp kurmaya getirdi.

Çiftlikten ayrılırken eski öğrencisine "Bak" dedi, "Sana şimdi söyleyebilirim. Ben senin öğretmeninken, hayal hırsızıydım. O yıllarda öğrencilerimden pek çok hayal çaldım.

Allah'tan ki, sen, hayalinden vazgeçmeyecek kadar inatçıydın."

Address

Istanbul
34520

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Türkiye Network Marketing posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to Türkiye Network Marketing:

Share