Emre gökçe

Emre gökçe Güzel sözlerle sizlerleyiz.. Arkadaşlar güzel sözler paylaşıp sizlere sunmak mutlu ediyor.Eğer sizde güzel sözler benim için önemli diyorsanız buyrun ..

03/01/2019

hayat kafasına estiği gibi devam ediyor biz de öyle savruluyoruz işte

31/12/2018

sizin için sabahın 5ini bile görmemiş insan için gecenizi gündüzünüze katıp uykusuz kalıyorsunuz

15/07/2016

Acı hissedilmeyi talep eder.

15/07/2016

Gözleri vardı bakmak için delirdiğim.

01/01/2016

Bir kadının belindeki saçının omzuna keskince düşmesinin izâhını kimse yapamaz. Bir kadının saçının omzuna gelmesinin nedeni olmayın.

22/12/2015

Ve sonra o çıkar karşına,
dünler unutulur yarınlar umut olur.

21/12/2015

Aldatılan bir adamın kaleminden..
2 kere aramıştım açmamıştı telefonu. Bu sefer bir başkasıyla da konuşmuyordu. Telefon çalıyor, sonra meşgule dönüyordu. Bir mesaj attım, sesini özledim ya da seni seviyorum diye değildi bu sefer.. Son kez aç, istiyorsan bir daha hiç açma diyebilmiştim.

Az biraz yürüdüm karanlık ve sessiz sokaklarda. Ortalığı aydınlatan lambalar yoktu. Ortalığı aydınlatan bir sigara bir de cep telefonun ışığı vardı. Bir de kalbimde sönen yangın.

Çok geçmeden bir daha aradım; telefonu açtı.

On , on beş saniye sustuk.

- Neden? diyebilmiştim.

Ses vermemişti; konuşacak yüzü olmadığından değil; anlatacak yalan bulamadığından kaynaklıydı. Yani ben öyle düşünmüştüm.

- Neden,? diye yeniledim soruyu.

Ağlamaklı olan ses tonu ile;

+ Özür dilerim, diyebildi sadece.

O ana kadar, onun ağlamasına 3 kere şahit olmuştum. Ağlarken, boğazımda birşeyler düğümlenir, konuşacak birşey bulamazdım. Bu sefer ise, hiç birşey hissetmiyordum.

- Ne özürü ya? Ne özürü.
Neden yaptın, ne eksiğim vardı? Neyim yetmedi sana.

Ben okkalı bir tartışma, küfür kıyamet bekliyorken, o orada ağlamaklı ses tonuyla sadece ağlama sesini duyuruyordu. Konuşmuyordu. Yüzü yoktu, ya da ben öyle sanıyordum.

Ben devam ettim;

- bu saatten sonra, hayatımda sen diye biri yok, öldürdüm artık seni gözlerimde. Neden yaptın? Yada neyse, söyleme. Umarım mutsuz olursun; ( bu si**ir ol gitten fazla canını yakmış olmalıydı ki ) telefonu kapattı.

çok zaman sonra bir mesaj geldi

Bir ton yalan dolan, özenle seçilmiş kelimeler, ve 1 kelime 'AFFET'

İşte o zaman, anlamıştım 'affet' diyen ölüyordu.

04/10/2015

MFÖ'nün "sana sarı laleler aldım çiçek pazarından" diye bi şarkı sözü var.Çoğunuz biliyosunuzdur.İşte ben bu sözde hiç bi hüzün bulamıyordum taa ki sarı lalenin umutsuz aşk anlamına geldiğini öğrenene kadar.

16/09/2015

Ve o umursamaz sandığı kadın,aslında adamın sigara tutuşuna kadar aşıktı.

05/09/2015

Fotoğraf istemiştim "yeni uyandım bu halimi atmayayım" demişti.Ölene kadar her sabah o halini görmek istemiştim aslında ben.

30/08/2015

Bir hanımefendi diyor ki; 1919 yılı idi. İstanbul baştan aşağı İngiliz'lerin işgali altındaydı.
Liseyi yeni bitirmiştim.
Güzel bir kızdım.
Dünür gelmeye başladılar.Biri avukatmış.
Gösterdiler uzaktan,boylu poslu yakışıklı bir delikanlıydı,beğendim.
Nişanlandık.
Nişanlımı seviyordum.
Mutlu bir yuva kurmak hevesi ile lamba ışığının altında sabahlara kadar oyalar örüyor,çeyizler hazırlıyordum.
Ama çok geçmedi ki mahallede bir dedikodu yayıldı.(Ayşe'nin nişanlısı avukat değilmiş,ipsizin biriymiş,üstelik cami önlerinden tabut taşıyarak karnını doyuruyormuş) dediler..
Alt üst oldum.
Babam götürdü,uzaktan izledik,gerçekten de tabut taşıyordu.
Yıkıldım.
Nişanı atıp,ayrıldık.
Evlenmiştim.
Bir de çocuğum olmuştu.
1924 yılıydı.
Artık ülkemiz özgürdü.
Bir gün Beyoğlu'nda rastladım ona.
Oğlum yanımdaydı.
Beni görünce titredi,ceketini düğümledi.
Saygı göstererek durdu önümde.
Vaktiniz varsa bir çay ikram etmek isterim,dedi.
Olur,dedim.
Bir büroya girdik.
Burası bir avukatlık bürosuydu ve kapıda adı yazıyordu.
İçeride yardımcıları çalışıyordu.
Siz gerçekten avukat misiniz,dedim.
Evet,dedi.
Peki,avukatsınız da neden cami avlusunda tabut taşıyorsunuz,diye sordum.
Durdu,başı öne eğildi.
Beni affedin,dedi.
Istanbul,işgal altındaydı,
Her taraf İngiliz askeri kaynıyordu.
Her şeyi didik didik arıyorlardı.
Biz'de Anadolu'ya,Milli kuvvetlere ancak,cenaze süsü vererek tabutlarla silah kaçırıyorduk.
Bu ülke için hayati bir işti.
Bunu size bile söylemezdim.
"Söz konusu Vatansa gerisi teferruattır."

30/08/2015

Öyle gittiler ki, biz her gün biraz daha güçlendiğimizi sanarken aslında hissizleşmişiz.

Address

Istanbul
34000

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Emre gökçe posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share

Category