Söz Yitimi

Söz Yitimi 15 Ekim 2011

06/08/2013

Yeni edebiyat sayfamıza katılmanızı bekleriz...

Edebiyat gerekliydi, çünkü gerçekler yeterince yaratıcı değildi. www.twitter.com/yazinatolye

Senin için ‘ yasak ‘ dediler.—Yasaklar çiğnenmek içindir, dedim.Senin için ‘ imkânsız ‘ dediler.—Önemli olan imkânsızı b...
08/07/2013

Senin için ‘ yasak ‘ dediler.
—Yasaklar çiğnenmek içindir, dedim.

Senin için ‘ imkânsız ‘ dediler.
—Önemli olan imkânsızı başarmak, dedim.

Senin için ‘ olmaz ‘ dediler.
—Dünya da olmayacak şey yok, dedim.

Senin için ’ zor ‘ dediler.
—Kolay olsaydı değeri olmazdı, dedim.

‘ Onda bulduğun nedir ki ‘ dediler.
—Herkeste arayıp bulamadığım, dedim.

Senin için ‘ o ne ‘ dediler.
—Hayattaki gülen yüzüm, dedim.

‘ Ona öyle nasıl bağlandın ‘ dediler.
—Ben değil o ”bağladı” dedim.

‘ Oda senin gibi sevdi mi ‘ dediler.
İşte cevap veremediğim tek şey buydu.

‘ Eğer bunu bilmiyorsan vazgeç ‘ dediler.
—Vazgeçecek olsaydım sevmezdim, dedim.

[ Can Yücel ]

11/10/2012

2012 Nobel Edebiyat Ödülü'nü 1955 doğumlu Çin'in Kafka'sı olarak nitelendirilen Mo Yan kazandı. Yazarın Türkçeye çevrilmiş bir eseri yoktur.

09/10/2012

11 Ekim Perşembe Günü açıklanacak olan Nobel Edebiyat Ödülü’nü, 1Q84’nin Japon yazarı Haruki Murakami’nin alması bekleniyor.

Twitter üzerinden bize ulaşmak için; https://twitter.com/chatnoirkitap
09/10/2012

Twitter üzerinden bize ulaşmak için; https://twitter.com/chatnoirkitap

Instantly connect to what's most important to you. Follow your friends, experts, favorite celebrities, and breaking news.

09/10/2012

Ne kitapsız, ne kedisiz... (Bilge Karasu)

Birini çok sevdiğinizde, o sizi çok üzse de onun yanında ağlamak istersiniz. O size korkunç bir şey yapsa da, onun kolla...
22/09/2012

Birini çok sevdiğinizde, o sizi çok üzse de onun yanında ağlamak istersiniz. O size korkunç bir şey yapsa da, onun kollarında teselli bulmak istersiniz. Birini çok sevdiğinizde, size bin kere de yalan söylese, yine de herkesten çok ona inanmak istersiniz.

“Sakın tek bir kelime daha etme, sakın tek bir yalan daha söyleme. Niye biliyor musun? Çünkü inanırım. Onca şeyden sonra, şimdi tek bir cümle et, gözlerime bakıp beni sevdiğini söyle, gerçek olmadığını bal gibi bilirim; ama yine de sana inanırım. O yüzden sakın tek bir kelime etme, sakın.

Oscar Wilde, 1882. LEHTIKUVA / EVERETT COLLECTION / Jerry Tavin Everett / Lehtikuva

'' Sen aşkın ne olduğunu bilir misin adaşım, sen hiç sevdin mi?Çoook desene! Sevgilin güzel miydi bari? Belki de seni se...
21/09/2012

'' Sen aşkın ne olduğunu bilir misin adaşım, sen hiç sevdin mi?
Çoook desene! Sevgilin güzel miydi bari? Belki de seni seviyordu... Ve onu herhalde çok kucakladın... Geceleri buluşur ve öperdin değil mi? Bir kadını öpmek hoş şeydir, hele adam genç olursa.. Yahut sevgilin seni sevmiyordu... O zaman ne yaptın? Geceleri ağladın mı?.. Ona sararmış yüzünü göstermek için geçeceği yolda bekledin, ona uzun ve acındırıcı mektuplar yazdın değil mi?.. Fakat herhalde ikinci bir aşka atlamak, senin için o kadar güç olmamıştır. İnsan evvela kendi kendisinden utanır gibi olur ama bilir misin, bizim en büyük maharetimiz nefsimizden beraat kararı almaktır. Vicdan azabı dedikleri şey, ancak bir hafta sürer. Ondan sonra en aşağılık katil bile yaptıkları için kafi mazeretler tedarik etmiştir. Ha, sonra bir üçüncü, bir dördüncüyü sevdin ve bu böyle gidiyor. Peki ama, bu sevmek midir be adaşım, bir kadını öpmek, onu istemek sevmek midir? Çırçıplak soyunarak şehrin so
kaklarında koşabiliyor musun? Bir bıçak alarak kolundaki ve bacağındaki adalelere saplamak ve böylece bir nehre atılarak yüzmek elinden geliyor mu? Bir şehrin adamlarını öldürmek cesareti sende var mı? Bir minareye çıkarak bütün dünyaya işittirecek kadar kuvvetle bağırabilir misin? Aşk sana bunları yaptırabilir mi? İşte o zaman sana seviyorsun derim... Sen sevgiline ne verebilirsin sanki? Kalbini mi? Pekâlâ, ikincisine? Gene mi o? Üçüncü ve dördüncüye de mi o? Atma be adaşım, kaç tane kalbin var senin? Hem biliyor musun, bu aptalca bir laftır. Kalbin olduğu yerde duruyor ve sen onu filana veya falana veriyorsun... Göğsünü yararak o eti oradan çıkarır ve sevgilinin önüne atarsan o zaman kalbini vermiş olursun... Siz sevemezsiniz adaşım;siz, birisine itaat eden ve birisine emredenler; siz, birisinden korkan ve birisini tehdit edenler... Siz sevemezsiniz.''

(Sabahattin Ali -Değirmen)

15/09/2012

Dünyada gereğinden çok kadın vardı; ama yalnız bir teki yoktu...

(Yusuf Atılgan - Aytlak Adam)

Ya hatalarınla yüzleşirsin, ya da hatalarınla yüzsüzleşirsin. Cahil olmak ayrı, pislik olmak ayrı şeydir. Dostoyevski - ...
04/08/2012

Ya hatalarınla yüzleşirsin, ya da hatalarınla yüzsüzleşirsin. Cahil olmak ayrı, pislik olmak ayrı şeydir.

Dostoyevski - Yeraltından Notlar

Sonsuz bir karanlığın içinden doğdum.Işığı gördüm, korktum.Ağladım.Zamanla ışıkta yaşamayı öğrendim.Karanlığı gördüm, ko...
23/06/2012

Sonsuz bir karanlığın içinden doğdum.
Işığı gördüm, korktum.
Ağladım.

Zamanla ışıkta yaşamayı öğrendim.
Karanlığı gördüm, korktum.
Gün geldi, sonsuz karanlığa uğurladım sevdiklerimi...
Ağladım.

Yaşamayı öğrendim.
Doğumun, hayatın bitmeye başladığı an olduğunu;
Aradaki bölümün, ölümden çalınan zamanlar olduğunu öğrendim.

Zamanı öğrendim.
Yarıştım onunla...
Zamanla yarışılmayacağını,
zamanla barışılacağını, zamanla öğrendim...

İnsanı öğrendim.
Sonra insanların içinde iyiler ve kötüler olduğunu...
Sonra da her insanin içinde,
iyilik ve kötülük bulunduğunu öğrendim.

Sevmeyi öğrendim.
Sonra güvenmeyi...
Sonra da güvenin sevgiden daha kalıcı olduğunu,
sevginin, güvenin sağlam zemini üzerine kurulduğunu öğrendim.

İnsan tenini öğrendim.
Sonra tenin altında bir ruh bulunduğunu...
Sonra da, ruhun aslında tenin üstünde olduğunu öğrendim.

Evreni öğrendim.
Sonra evreni aydınlatmanın yollarını öğrendim.
Sonunda, evreni aydınlatabilmek için önce çevreni aydınlatabilmek
gerektiğini öğrendim.

Ekmeği öğrendim.
Sonra barış için ekmeğin bolca üretilmesi gerektiğini.
Sonra da ekmeği hakça üleşmenin, bolca üretmek kadar
önemli olduğunu öğrendim.

Okumayı öğrendim.
Kendime yazıyı öğrettim sonra...
Ve bir süre sonra, yazı, kendimi öğretti bana...

Gitmeyi öğrendim.
Sonra dayanamayıp dönmeyi...
Daha da sonra kendime rağmen gitmeyi...

Dünyaya tek başına meydan okumayı öğrendim genç yasta...
Sonra kalabalıklarla birlikte yürümek gerektiği fikrine vardım.
Sonra da, asıl yürüyüşün, kalabalıklara karşı olması gerektiğine vardım.

Düşünmeyi öğrendim.
Sonra kalıplar içinde düşünmeyi öğrendim.
Sonra sağlıklı düşünmenin, kalıpları yıkarak düşünmek
olduğunu öğrendim.

Namusun önemini öğrendim evde...
Sonra yoksundan namus beklemenin, namussuzluk olduğunu;
Gerçek namusun, günah elinin altındayken günaha el
sürmemek olduğunu öğrendim.

Gerçeği öğrendim bir gün...
Ve gerçeğin acı olduğunu...
Sonra dozunda acının, yemeğe olduğu kadar hayata da
“lezzet” kattığını öğrendim.

Her canlının ölümü tadacağını,
ama sadece bazılarının hayatı tadacağını öğrendim.

[Mevlana]

Address

Kadıkoy

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Söz Yitimi posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Shortcuts

Share

Category