18/03/2021
“YAŞAM BİÇİMİNİZİ DEĞİŞTİRMEZSENİZ İYİLEŞEMEZSİNİZ!..
Gruplarda çeşitli sorular geldiğinde beslenme ile igili olarak kısaca yanıtlar vermeye çalışıyoruz.
Ancak bu tablonun ortaya çıkmasına neden olan yaşam biçiminizi, beslenme alışkanlıklarınızı değiştirmezseniz, alınacak destekler sizi tamamen olumlu bir yere taşıyamaz.
Hala endüstriyel işlem görmüş, doğallığı bozulmuş, deforme olmuş, katkı ve koruyucu adı altında kimyasallar katılmış, renklendirici, aroma verici, kıvam arttırıcı gibi nedenler ile gıdaya eklenmiş kimyasallar olan gıdalar tüketmeye devam ederseniz.
Eskiden olduğu gibi zorunlu olunmadığı halde hemen leblebi gibi antibiotik tüketmeye devam ederseniz.
Antibiotik gibi zehir etkisinde olan ağrı kesiciler, kortizon içerikte olanlar ve diğer kimyasallar içerenleri tüketmeyi hala benimsiyor iseniz.
En küçük ve en hafif bir rahatsızlıkta torbalar dolusu ilaç kullanmayı benimserseniz.
Benim kronik hastalıklarım var, ben ilaçlarımdan vazgeçemem diyerek hala her gün 10-15 adet ilaç kullanmayı, akıllı ve doğru beslenmeye tercih ederseniz.
Çok ilaç kullanıyorum, o yüzden mide koruyucular da kullanıyorum diyerek midenizin asitlenme mekanizmalarını bozmuş iseniz.
Çok yazılıyor, öneriliyor, kanseri bile engelliyormuş, onun için sürekli bikarbonat içiyorum yemeklerden önce ve sonra diye midenizin asitlenmesini engelliyor iseniz.
Tereyağı, zeytinyağı yerine, çok daha lezzetli oluyor, tadı daha güzel, aynı zamanda pratik diye hala margarin ile yemek pişiriyor iseniz.
Çok hoşuma gidiyor tadı diyerek sizi morfin gibi bağımlı hale getiren MSG içeren abur cuburları tüketmeye devam ederseniz.
Tatlısız yapamıyorum, tatlı krizleri beni çıldırtıyor, şekersiz asla yaşayamam diyor bol bol şeker ve tatlılar tüketmeye devam ediyorsanız.
Ne yapayım, çocuklar çok istiyor diye çikolatalar, bisküviler, çıtır çerezler, gofretler alıp beraber tüketmeye devam ediyor iseniz.
Benim damak tadım tatlıya alışık, ama ben şekersiz, diet ve ''sıfır şeker'' olan ürünleri tercih ediyorum diyerek sentetik tatlandırıcılar kullanmaya devam ediyorsanız.
Doğa bitti, kirlendi, doğal bir şey kalmadı diye, doğal gıdaları kenara iterek, adı gıda takviyesi olan vitamin, mineral ve protein destekleri kullanmayı yaşam biçimi haline getirmiş iseniz.
Hastasınız, iyileşmek için araştırmadan, incelemeden hala kulaktan duyma, uydurma bir çok saçma bitkisel diye çayları, takviyeleri ve ürünleri tüketmeyi çare olarak görüyorsanız.
Benim gıda intoleranslarım var, benim allerjilerim var diyerek doğal gıdaları tamamen tüketmeyecek boyutlarda gıdalardan uzaklaşıyor iseniz.
Çok hızlı bir tempoda çalışma ve yaşam biçimimiz var, beslenmeye zaman ayıramıyoruz, ne bulursak onu kısa sürede atıştırıp, yiyoruz demeye devam ediyor iseniz .
Her sabah köşe başındaki pastaneden pohça, açma, börek, simit alarak kahvaltı yapıyoruz... derseniz .
Sabah, afyonum patlasın diye kahve içerim, kahvesiz asla kendime gelemiyorum diyor iseniz.
Öyle söyleniyor, zayıflamak için veya tansiyonum için aç karnına sirkeli su, limonlu su, zeytinyağı içiyorum sürekli diyor iseniz.
Zayıflamak veya bağırsakları temizlemek için lavman yapmayı, sinemaki, açlık otu v.s. veya içinde müshil ilaçları olan zayıflama çaylarını tüketmeyi benimsiyor iseniz.
Diyet için söylendi, yemekte kolay sindirim için bol bol su içerim, lakin yemekten sonra karnım çok şişiyor ama içmeye devam ediyorum diyorsanız.
Tarhana çorbası bana çok itici geliyor, ben sürekli çok lezzetli olan hazır çorbalar tüketiyorum derseniz.
Çok gaz yapıyor diye kuru fasulye, nohut, mercimek yemeyi hayatınızdan çıkarmış iseniz.
Ağzım kokuyor diyerek sarımsak ve soğan yemeyi beslenmenizden çıkarmış iseniz.
Ha bak bu da yeni moda, yeni çıkmış, ben de biraz probiotik kapsül yutayım, yeter her halde diye düşünüyorsanız.
Bizim önerilerimiz size çok fazla yarar sağlamayabilir, uzun süreli sağlıklı bir yaşam içinde olmanıza destek olamayabilir.
Diğer kötü alışkanlıkları zaten hiç yazmıyoruz.
Bir yandan yeniden kurmak isterken, diğer taraftan yıkmaya devam ederseniz
mümkün değil sağlıklı bir metabolizmaya ulaşamanız.
Yeni bir beslenme biçimi için, radikal bir yeni YAŞAM BİÇİMİne geçmelisiniz...”
Teşekkürler Haydar Yılmaz :