02/10/2012
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde bir Rapunzel varmış.
Zaten bildiğimiz hikâye, çok uzatmayacağız ve en heyecanlı yerinden gireceğiz konuya.
Bir kuleye hapsedilmiş Rapunzel'le buluşmak için kapılara dayanan sevgilisi kuleye nasıl tırmanacağını, güzel sevgilisine nasıl ulaşacağını bir türlü bilemezken, işte böyle böyle kavuşamazken prensin aklına bir fikir gelmiş!
- Rapunzel! Saçlarını sarkıt kuleden, onlara tırmanarak sana ulaşayım.
- Olmaz. Kuaförden yeni geldim, krepem bozulur. Onun yerine bana bir renk söyle; nar çiçeği mi, fuşya mı, lila mı, limon küfü mü, lacivert mi?
- Nar çiçeği, diye yanıtlamış prens.
Bunun üzerine Rapunzel koşarak dolabına gitmiş, nar çiçeği kotunu almış eline. Bir aşağıda umutla bekleyen prense bakmış, bir pantolonuna. Düşünmüş, düşünmüüş, düşünmüüüş ve:
- Feyezan'da her şeyden bir tane var. Bu pantolonu da çok severek aldım. Bana prens mi yok, deyip camı kapatmış. Yatmış uyumuş.
Hadi size de iyi geceler.