Romatoid artrit Şifa Bul.

Romatoid artrit Şifa Bul. İnsanlara faydalı olmak için çalışıyoruz.

19/01/2025
https://forms.gle/VQq5AYWh4iBns3Lx7
12/01/2025

https://forms.gle/VQq5AYWh4iBns3Lx7

Merhaba Kişisel bir beslenme planı almak kilo ve Detox7 Sağlıklı yaşam yolculuğunuzda size destek olmak için bu kısa anketi hazırladık hedeflerinize ulaşmak için testimizi çözün!

12/08/2024

Merhaba,
Sosyal Medyada dolaşan balıkyağı ile ilgili bir takım yanlışlıkları düzelmek amacı yazıyı yazmak zorunluluğu hissettim,
Omega3 ün faydaları, Tıpta kullanım alanları Dünyadaki en iyi balık yağı Bilimsel veriler
Tıp doktoruyum ve 26 yıl aktif hekimlikten sonra 2017 yılında emekli oldum. GATA mezunuyum.
Sağlıkla ilgili nette yazılanları okudukça görüyorum ki; çok fazla bilgi eksikliği ve kavram kargaşası var.
İnsanımızı doğru bilgilendirmek adına internette konuşulanları ayrı ayrı değil, genel olarak cevaplamaya çalışacağım.
Öncelikle Tıp Fakültelerimizde besin tamamlayıcılarıyla ilgili bir ders okutulmamakta. Türkiye deki doktorların %95 i doçent - profesör de olsalar, balık yağı, propolis, arı sütü gibi ek besin maddelerini ve kullanım alanlarını bilmemekteler.
Geri kalan %5 meslektaşım ise tıbbi çalışmalarda veya yurt dışı kongrelerinde tesadüfen bunlarla karşılaştığı için bilir ama onlar da nerelerde ve ne dozda kullanılacağını bilmezler.
Burada suç biz doktorlarda değil, Türkiye deki Tıp eğitimindedir.
Ben 1991 yılında askeri tıptan mezun oldum, bize bunlar okutulmadı. Kızım Bezmi Alem Tıp Fakültesi mezunu. Ona da okutulmadı.

Tıpta 2 tür yaklaşım var.
1.si hastalığın teşhis ve tedavisi.
2.si savunma sistemini destekleyerek vücudun kendini yenilemesi ve hastalıklara karşı mücadele etmesinin sağlanması.
İşte Türk Tıbbında eksik olan da tam olarak bu 2. yaklaşım.
Anlattıklarım tıbba alternatif ya da meydan okuma değil; tıbbın içinde var olan ancak Türkiye de bilinmeyen TAMAMLAYICI TIP tır.
Yurt dışındaki hekimler bu tür ürünleri bilmekte, tamamlayıcı tıp ve koruyucu hekimlikle ilgili olarak kendileri de dahil herkeste kullanmaktalar.
Meslektaşlarımın bu tür ürünlere olumsuz tepki vermelerinin altında sadece bilgi eksiklikleri değil ; sağlığı paraya dönüştürmeye çalışan piyasadaki ŞARLATAN ların varlığı da yatmaktadır.
O yüzden bir hekime balık yağını ya da propolisi sorduğunuzda muhtemelen, “bırak bu saçmalıkları, sen doğru beslenmene bak” cümlesini duyacaksınız.
Çünkü onlar besin maddelerinin besin değerlerini yitirdiğinin, bitkilerin genetik yapılarıyla oynandığının ve hastalıkların altında yatan nedenlerin yine bu mevcut tüketilen besin maddelerinin olduğunun yeterince farkında değiller.
Çünkü onlar Türk insanının yarısının kalp damar hastalıklarından öldüğünü biliyorlar ancak amerikan kalp cemiyetinin "ani kalp ölümü ve kalp damar hastalıklarından korunmak istiyorsanız, günde 1 gram EPA DHA yani Omega 3 almalısınız" dediğini bilmiyorlar !

Gelelim doğru bilgilere:
Bitkisel omega 3, hayvansal omega 3 ün yerini tutmaz. Yani ceviz, ıspanak, semiz otu yemekle bu iş olmaz.
Krill karidese benzeyen küçük bir deniz canlısı olup, sadece antartika gibi okyanusların soğuk kısımlarında yaşayabilirken; bu kadar krill yağını nereden buldunuz da milyonlarca insanın tüketimine sundunuz diye soran da bulunmaz.
Krill yağı bir zamanlar piyasaya sürülen karınca yumurtasıyla benzer olup, balık yağının yerini alması mümkün değildir.
Balık yağı doğumdan ölüme herkesin düzenli ve devamlı kullanmak zorunda olduğu, en önemli ek besin maddesidir.
Türkiye deki meslektaşlarım bilmeseler de, dünyada en çok bilinen ve üzerinde en fazla tıbbi çalışma yapılmış (2.400 den fazla çalışma var) madde Omega 3 dür.

Tıbbi olarak 4 özelliği vardır
1-Antiinflamatuar = İltihap giderici
2-Antioksidan = Temizleyip yenileyici
3-Antitümöral = Kitle engelleyici
4-Antiaterosklerotik = Damar sertliğini, daralma ve tıkanıklıkları önleyici

Amerika dan İngiltere ye, Avustralya dan Almanya ya herkeste, üstelik doktor nezaretinde kullandırılmaktadır balık yağı.
Japonya da ise balık yağı kullanımında, direkt sağlık bakanlığı devrededir.
Japonya da yeni doğan bebeğe (biz bebek 6 aylık olana kadar anne sütü dışında bir şey vermezken) anne sütüyle birlikte balık yağı da vermektedirler. Üstelik de neredeyse bizim büyüklere verdiğimiz doz olan 0.9 gram/gün olarak.
3 ile 5 yaş arası tüm çocuklara bizdeki erişkin dozunun 1.5 katı olan 1.5 gram/gün verilmektedir.
50-70 yaş arası kadınlara 2.5 gram/gün,
50-70 yaş arası erkeklere 2.9 gram/gün
Hamilelere 2.1 gram/gün
Lohusalara 2.5 gram/gün kullandırılmaktadır.

Sonuç ne sizce ?
Türkiye de kalp damar hastalıklarından ölüm oranı %50 iken yani 2 kişiden biri kalpten ölürken; Japonya da bu oran %13 tür !
Japonya da 100 yaş üzeri yaşayan insan sayısı -verileri görmeme rağmen inanmakta ben bile güçlük çektim- tam 300.000 kişidir.
90 yaşında birisi öldüğü zaman, “Vah vah, genç yaşta, çiçeği burnunda gitti” diyorlar oralarda.
Bizde ise “Maşallah. Dünyaya kazık çakmış, amma da yaşamış” deniyor.
Piyasada çok ucuza satılan, Norveç, Alaska kökenli olduğu söylenen balık yağları var.
Bunların bir çoğunun prospektüslerini okudum.
Hiçbirisinde hangi cins balıktan ve balığın neresinden elde edildiği yazılmamış.
Bazılarında da kullanıcının bilgisizliği istismar edilerek, açık açık morina balığının karaciğerinden elde edildiği yazılmış
Bu kadar ucuz olmaları, düşündürücü değil mi sizce de ?
Benim ailemde ve kendimde kullandığım balık yağı, somon, sardalye, uskumru ve soğuk deniz hamsisinin gövdesinden elde edilmekte olup ; 169 ülkede denetlenip satılan bir balık yağı.
Üretimiyle ilgili danışman hekimleri ise, tıp tarihinde “balık yağının babası” diye bilinen, ilk defa eskimo çalışmalarını yapmış, Grönland eskimolarının kalp krizi geçirmediklerini ve sürekli somonla beslendiklerini bulan, 300 den fazla tıbbi çalışması olan

Prof Dr Jorn Dyerberg.
200-250 adet olup 100-200 tl ye alınabilen, üstelik te Norweç ten Alaska dan geldiği söylenen balık yağları gerçek olabilir mi ?
Ve kaç ülkede denetlenip satılmakta bir araştırın isterseniz. Sağlığımız bu kadar ucuz olmamalı.
Sen balığı Norweç te yakala, fabrikasını kur. Yağını çıkar. Ambalaj yap. Patent için para öde.
Oradaki çalışanlarının maaşını ver. Yine orada vergi öde. Türkiye ye gönder. Türkiye de ayrıca vergi öde. Yine Türkiye de dağıtıcı firmanın kârını ver.
Eczanelere mal fazlası bırak. Eczanenin kârını ver.
Dağıtımda kullandığın representlerin parasını ver.
Reklam şirketlerine para öde.
Üstüne kârını koy ve balık yağını 100 tl ye sat.
Bu mümkün mü ?
Birkaç ihtimalden biri bunların bir kısmının balık yağını, çok ucuza mâl edilen balina ya da morino gibi balıkların karaciğerlerinden üretip neredeyse bedavaya getirdikleri ve bizim gibi ülkelere sattıkları.
Çünkü balığın karaciğerinden elde edilen balık yağları ucuz ama zararlı.
Bu balık yağları A ve D vitaminlerini çok fazla içerdiklerinden, uzun vadede karaciğerde toksik etki yapabilmektedirler !

Diğer ihtimâl ise
Türkiye de illegal olarak merdiven altında üretilip; yurt dışından geldiğinin söylenmesi.
Olur mu olur. Devletimiz bununla ilgilenip denetlemeli ve bizlerin sağlığını korumalı diye düşünüyorum.
Sizler gibi nette, bloglarda konuyu sorgulayan arkadaşlarımızın da, ucuz diye böyle balık yağlarını almamaları gerekir.

Bir meslektaşım
“Haftada 2 kez balık tüketen birinin balık yağı kullanmasına gerek yok” demiş.
Peki bu meslektaşım, Türkiye deki balıkların sıcak deniz balığı olduğunu, aktif omega 3 yağ asidi olan EPA DHA nın içlerinde yok denecek kadar az bulunduğunu ve bir kişinin alması gereken günlük doz olan 1 gram EPA DHA yı alabilmesi için her gün 17 kilo hamsi yemesi gerektiğini biliyor mu acaba?
Ya Türkiye de bulunan balıkların bir çoğunun ağır metaller içerdiği gerçeği ?
Balık yiyip yarar sağlayalım derken; tamir edilemeyecek zararlarla karşılaşıyoruz.
Omega 3 yağ asitleri kan sulandırıcılara karşı gelişen direnci yok etmektedirler.
Kalp hastalarının bir kısmı, kullandıkları kan sulandırıcılarına karşı vücudunda direnç geliştiğinden ve ilacı artık işe yaramadığından dolayı yaşamını yitirmektedir.
Balık yağı ise vücudun kan sulandırıcı ilaçlara karşı direnç geliştirmesini engellemektedir. O yüzden kalp hastaları balık yağını bu tür ilaçlarla birlikte kullanmalılar.
Bu konuyu bilen kardiyologlar balık yağını kan sulandırıcı ile birlikte veriyorlar ki kan sulandırıcıya karşı direnç gelişmesin.
Tabiki burada hangi balık yağını kullanacağınız önemli. Piyasadaki balık yağlarının çoğunun maalesef ki yarardan çok zararları var.
Bana bu konuyla ilgili tıbbi çalışmaları gösteren kardiyolog arkadaşımız da Siyami Ersek Hastanesi nde hekim olarak çalışmaktaydı.
Ve branşındaki doktorların %99 unun balık yağı ile kan sulandırıcıları arasındaki irtibatı bilmediklerini, hatta balık yağının kanı sulandırdığını, hatta ve hatta balık yağının bizzat kendisini bilmediklerini söyledi.
Kendileri de bir yayın çalışmasında tesadüf eseri karşılaşmışlar.
Çok sevdiklerine balık yağı başladığından bahsederken;
Sunumumuzu izledikten sonra, kendisi de benim kullandığım balık yağını kullanmaya başladı. Tesadüfler bazen iyidir.

Balık yağları 2 türlüdür.
1- Etil ester formatında olanlar
2- Trigliserit formatında olanlar
Etil ester formatında olanlar asidik yapıya sahip olduklarından aterom plaklarını eritmekte, düzenli şekilde günlük 2 ilâ 4 gram epa dha (etken madde) olarak kullanıldıklarında, yüksek trigliserit seviyesini normale dönüştürmektedirler.
Ayrıca hastayı aşırı yan etkileri olan ilaçları (ator, lipitor gibi statinleri) almaktan da kurtarmaktadırlar.
Diğer grup balık yağları ise trigliserit (yağ) formatında olduklarından, aterom plaklarında ve trigliserit yüksekliğinde pek etkili değillerdir.
Zaten dünyadaki en kaliteli balık yağı üretici firmalarının balık yağları da etil ester formatındadır.
Trigliserit yani yağ formatındaki balık yağlarının yine yağ formatında olan aterom plağı ve trigliseritde yeterince etkili olamayacağı açıktır. Sadece besleyici özelliğinden yararlanılabilir. O da A ve D vitamininden yoğun olmadıkları takdirde.
Ayrıca bu yazıda bahsettiğim, benim de kendimde ve ailemde kullandığım Omega 3 balık yağı, etil ester formatında olup ek olarak Omega 9 zeytinyağı ile güçlendirilmiştir.
Omega 9, Omega 3 ün biyo yararlanımını artırmakta ve bu balık yağı trigliserit formatındaki balık yağlarından da fazla vücutta aktif olmaktadır.
Böylece ister etil ester, ister trigliserit formatında olsun, kalite ve etki açısından dünyadaki bütün balık yağlarının üzerindeki yerini almıştır.
Zaten balık yağını bulan hekimin (Prof Dr John Dyerberg) danışmanlığında üretetilen Omega 3 ten de bu beklenmeli değil midir.
Balık yağında en önemli hususlardan birisi de somon, sardalya, uskumru ve hamsi (Türkiyedeki hamsi değil, soğuk deniz hamsisi) gibi soğuk deniz balıklarının gövdesinden elde edilmesi gerekliliğidir.
Morina gibi balıkların karaciğerinden elde edilen omega 3 kapsüllerinden uzak durmalıdır. Bunu da tek bir kapsülün içindeki epa dha miktarından kısmen anlayabilirsiniz.
Gövdeden üretilen kaliteli omega 3, şu anki teknolojiyle bir kapsüle en fazla 375 mg miktarında sığdırılabilmektedir. Bir kapsüldeki epa dha bu miktarın üzerindeyse, kuvvetle muhtemel balığın karaciğeri kaynaklı olup, kalitesizdir.
Ucuza mâl edilmesi de çoğu firmanın maalesef karaciğer kullanmasına neden olmaktadır.
Aklı olan herkes doğumdan ölüme balık yağı kullanmalıdır. Sağlıklı yaşamak ve yaşlanmak için alınması gereken günlük doz (günde 2 ya da 3 kapsül tok karna) 1.000 mgr epa dha dır.
Balık yağının üzerindeki prospektüste hangi balıklardan ve balığın neresinden elde edildiğine bakıp, etken madde miktarının da tek kapsülde 375 mg ın üzerinde olmamasına dikkat etmelidir.
İyi balık yağlarının köpük bardağı eritme nedeni, etkili formatta ve miktarda olmalarındandır. Trigliserit formatında olanlar köpük bardak üzerinde etkisizdir.
Köpük bardak ağsı örgüsel yapısı dolayısıyla aterom plağına benzemektedir. O yüzden asidik yapıdaki yani etil ester formatında olan iyi balık yağları aterom plağını da, köpük bardağı da eritmektedirler.
Balık yağının köpük bardağı eritmesi, kesin iyi olduğunu göstermez. Çünkü balığın karaciğerinden elde edilen kötü balık yağları da köpük bardağı eritmektedirler.
Bu konuda bir önemli husus da omega 3 omega 6 dengesi olup, 1 e 1 oranında olması gerektiğidir. Günümüzde bu oran 1 e 10 hatta 1 e 30 şeklinde omega 6 nın lehine, vücudumuzun aleyhine bozulmuş bulunmaktadır.
Omega 6 kısmen faydalı gözükse de, fazlası vücut için zararlıdır. Çünkü Omega 3 ün yerine reseptörlere bağlanmaktadır. Vücutta hayati önem taşıyan madde ise hepimizin bildiği gibi Omega 3 tür.
Omega 3 ün bağlanması gereken reseptörlere Omega 6 bağlandığı zaman haliyle yarar yerine zarar vermektedir.
Bundan dolayı da Omega 3 balık yağı alınırken, içerisinde omega 6 olmamasına dikkat etmelidir.
Omega 6, Omega 3 balık yağının etkisini azaltarak zararlı olurken; Omega 9 zeytinyağı Omega 3 balık yağının etkisini artırmakta ve faydalı olmaktadır.
Umarım yazdıklarım biraz olsun aydınlatıcı olmuştur.
Ben bir hekim olarak, bu yazıyı yazmakla vicdani sorumluluğumu yerine getirdim. Sizler de paylaşıp yayarak vicdani sorumluluğunuzu yerine getirebilir, bana yardımcı olabilirsiniz.
Fakir ya da zengin hiç kimsenin bebeğinin ya da ailesinin hayatı, diğerlerininkinden kıymetli değildir ve herkesin doğru bilgiye ulaşma hakkı vardır.
Piyasadaki mevcut balık yağlarının çoğunu araştırdığım için bu yazıyı yazmak zorunda kaldım.
Yazımda bahsettiğim balık yağı Türkiye ye girdi. Daha önceleri yurt dışından getirtiyorduk. Bana ulaşan arkadaşlara, bizim aldığımız fiyattan indirimli olarak almalarını sağlıyorum.
Sorusu olanlar ya da bahsedip kendimde ve ailemde kullandığım balık yağını hayatına sokmak isteyenler arayabilirler. Zaten akıllı ve kültürlü arkadaşlar bir şekilde bana ulaşıyorlar. Ben de onlara elimden gelen yardımı yapıyorum. Muayene ya da danışma ücreti almıyorum.

Yardımcı olabilirsem,
Bunun vereceği mutluluk bana yeter.

Yazımı paylaşabilirsiniz ancak iletişim bilgilerimi lütfen silmeyiniz, yazıma dokunmayınız ve bir takım firmaların kötü balık yağlarını satmak için ticari maksatla kullanılmasını engelleyiniz.
Bu uyarıyı yaparken çok rahatsızlık duyuyorum ancak ben bunların hepsini maalesef yaşadım ve onlara hakkımı helal etmiyorum.
Yazımı sonuna kadar okuma sabrını gösterdiğiniz için teşekkür ederim.
Balık yağı ile ilgili tüm bilgiyi almak isteyen arkadaşlarım, hemen altta paylaştığım linkteki sunumu izleyebilir; insanlara izleterek faydalı olabilirler

https://youtu.be/FNk0r_IA9HQ
Hiç vaktim yok diyenlerse, youtube daki 19 dakikalık omega 3 balık yağı videomu izleyebilirler.
https://youtu.be/ydghI1wuPhk
En önemlisiyse youtube kanalıma üye olabilir,
Tüm eğitimlerime oradan ulaşabilir, güncel eğitimlerimden de haberdar olabilirsiniz.

Kanal adresim :
https://www.youtube.com/c/SerdarHakanÇiftçi
Sorularınız ve sağlık sorunlarınızla ilgili yazmak yerine direkt ararsanız, sevinirim.

Selam ve saygılarımla..

Dr Serdar Hakan Çiftçi Yrd. Asistan
0532 346 2699 Bayram Güngör
055502434358

14/01/2024

ALINTI....
Bunların yüzünden iki ay oldu, iki küçük yeğenim komada. Bir marketten aldıkları beyaz çikolata ve beyaz renkli gofretleri yedikten sonra komaya girdiler. Tedavileri halâ devam ediyor. Ateşleri ara ara çok yükseliyor. Bu soğuk havada çocukları üstsüz yatırıyoruz. Her yerlerinde özellikle ağız kısımlarında yaralar çıktı. Verilen antibiyotikler işe yaramıyor. Hastane acilleri de çaresiz.
Çocuklarınıza marketlerden ucuz çikolata yedirmeyin.

10/03/2023

Address

Sisli

Opening Hours

Monday 09:30 - 18:00
Tuesday 09:30 - 18:00
Wednesday 09:30 - 18:00
Thursday 18:00 - 18:30
Friday 09:30 - 18:00
Saturday 12:15 - 18:00

Telephone

+905550243458

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Romatoid artrit Şifa Bul. posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Shortcuts

Share